28 Haziran İstanbul yarışları için Durum Değerlendirmemi herkes sıcağı sıcağına bekledi sanırım, ancak hem mutluluğu, hem de üzüntüyü yaşadığım bir gün olması ve hiç durmak bilmeyen bir tempoyla hayatıma devam ettiğim için birkaç gün sonraya ertelemiştim, kısmet bugüneymiş...
Birinci koşuda TROPIC STAR starttan çıktığı gibi bitirir demiştim, nitekim ilk yarışındaki performansını inkar etmeden fotoya uzanan isim oldu. Potansiyeli yüksek bir pedigriye sahip olduğundan dolayı ilerleyen günlerde de adından sıkça bahsettirecektir...
İkinci koşuda Amatör Bayan Biniciler Koşusu, Bayan Biniciler Koşusuna dönüşmüştü. Çünkü aralarında amatör olmayan binici de vardı...
Üstelik bu yarış müşterek bahise dahil edilmişti. Umarım bir daha bu tür koşular müşterek bahise dahil edilmez...
Üçüncü koşuda kolay kolay benden duyamayacağınız bir yorumum olmuştu, ''bu koşudan uzak durulmalıdır'' demiştim. Çünkü beklenmedik bir durumun olacağını hissetmiştim...
OUT OF CONTROL kaçmayınca, INSPECTOR'ın liderliği rölanti bir tempoyla başladı. Ancak S.BOYRAZ çok zekice bir hareket yaparak, INSPECTOR'u yakın takibe aldı, bundan dolayı kendisini tebrik ediyorum.
Fakat yarışı kazanabilmek için yapmış olduğu bu zekice hareket, bir yandan da pusuya yatmış olan OĞLUM EMRE'nin işine yaradı ve böylelikle rakibine av olmuş oldu...
Eğer OUT OF CONTROL temposunun çok altında koşmamış olsaydı, PAN RIVER birinciliği kaptırmazdı...
Dördüncü koşuda önde yarışı forse edip, çıktığı gibi bitireceğini belirttiğim SALVATORE; jokeyi B.KURDU'nu talihsiz bir şekilde düşürünce, ortalık karıştı.
KURTINIADIS'in önüne düşen B.KURDU, safkanın saliselik bir reaksiyonuyla çok büyük bir kazadan kurtulmuş oldu...
KURTINIADIS'in aksiyonu bozulunca, bir anda geriye düştü ve nerdeyse imkansızı başarıp ikincilik elde etti.
Bu talihsiz olay şampiyon safkan SABIRLI'nın işine yaradı ve birincilik elde etti, ancak bu talihsizlik olay yaşanmasaydı; bu tempoda giden bir yarışta SALVATORE ile KURTINIADIS'i geçebilmesi imkansızdı...
Birinci ayakta kendisi için bile koşarken yarışı forse eden SHUKOSH; şansının sıfır olduğu bir yarışta, ekürisine fedai edebilmek için öne düşemedi. Çünkü starttan geç çıktı. Böylelikle ANNOSH'un şansı yok oldu...
Bekleme yarışı yapmasını beklediğim THE RISING de, değişen gidiş hatta hemen uyum sağlayıp ön gruba geldi. Böylelikle H.KARATAŞ klasını konuşturup, birinci oldu. (tabi aynı KARATAŞ BALBEY'le neden en geride beklemişti, o da muamma)
Genelde çok at yazılan bir koşuyu üç atla geçerek, üstelik ilk sırada önererek geçmiş olduk...
İkinci ayakta öyle bir mücadele izledim ki, iki gündür yüzüm gülmüyor, sesimi duyanlar hayata mı küstün diyorlar...
Yarışın iki gidiş hattı ihtimali vardı, birincisi hızlı geçerse; MARIA CENY geçilmez demiştim. Üstelik bu safkan genel puanlamanın 7. 8. atıydı..
Eğer tempo yavaş geçerse; MEAN MACHINE yarışı kazanır demiştim.
Ancak şu sözleri de eklemiştim; '' Gönül isterdi ki kendisiyle çok iyi uyum sağlayan G.YILDIZ idaresinde yarışsaydı, ancak N.ŞEN eğer safkanı stilinin dışında koşturmazsa; yani üçüncülük dördüncülük civarında, ön grubun içerisinde koşturursa, o zaman jokey değişikliği sorun olmaz ve MEAN MACHINE birincilik mücadelesinin içerisine dahil olur, hatta fotoyu önde bile geçebilir.. ''
demiştim.
Fakat yarış nasıl geçti?
- O kadar yavaş geçti ki, her hangi bir süratli arap atını koysanız; 4-5 boy önde farkla yarışı forse edebilirdi. Atlar yavaş gitmekten sağa sola sallanıyor, kafalarını oynatıyorlar. Ancak gel gelelim NURETTİN ŞEN atını gerilere çekiyor...
Şu görüntüye nasıl isyan etmeyim? Şu tablodan sonra at yarışı yazarlığını bile bırakmak istedim, hatta at yarışlarını bırakmak istedim.
Yazık günah emeğimize, verdiğimiz paralara.
Derdimi kime anlatacağımı, kimden hesap soracağımı şaşırmış durumdayım.
Bu atın ilgilileri taktik vermiyor mu? Bu jokey atın geçmiş yarışlarını izlemiyor mu? Bu jokey yarışın çok yavaş geçtiğini anlamıyor mu? Bu jokey atın pedigrisini bilmiyor mu? Bu kadar basit şeyleri bilmiyorsa, nasıl bu ata biniyor?
Yarışın yavaş tempoda geçmesi tamamen avantajınayken, atı geriye çekip de; nasıl bunu dezavantaja çeviriyor?
Sonra da lafa gelince hepsi usta jokey oluyor.
Aslında G.YILDIZ yerine N.ŞEN'i bindiren atın ilgililerine bu sonuç müstahak ama bizim mağduriyetimiz ne olacak belli değil...
Neyse, her zaman söylüyorum; SELİM KAYA süper bir jokeydir. Bindiği atın hakkını daima veren, güvenilecek bir jokeydir.
Yarış başlamadan önce atın ilgililerine mikrofon uzatıldığında, ''taktik yarışın gidişine göre belirlenecek'' dedi. Yani yapılması gerekilen en mükemmel müdahaleyi gerçekleştirmiş oldu ve bunu yarışa da yansıttı. Rölanti tempoyu hisseder hissetmez ön gruba geldi, keza bunu H.KARATAŞ da yaptı, ancak ATENFLEX'in stiline uygun olmayan bir gidiş hattı oluştuğu için o başarısız kaldı...
Peki MARIA CENY'e ne oldu derseniz? Öncelikle hiçbir yerde şans verilmeyen bu safkanın ganyanı oldukça düşük çıktı. G.KOCAKAYA hatalı bir şekilde en geride bekledi, oysa üzerinde S.KAYA olsaydı; safkanı hemen grubun orta sıralarına getireceği için yüzde yüz birinci yapabilirdi...
Böylesine yavaş tempoya rağmen, nerdeyse imkansızı gerçekleştirerek müthiş bir sprint attı ve ikincilik elde etti. Bence gönüllerin şampiyon kısrağı oldu ama keşke yanlış koşturulmasaydı ve birinci olsaydı, böylelikle çok küçük bir şablonla bana güvenen herkes altılı ganyanı yakalamış olurdu...
Ayrıca yorumlarımda, '' bu yarışı kazanamazsa bile, ilerde adından sıkça söz ettirecek '' dedim. Bu da aslında yarışı bir şekilde kaybedeceğini hissettiğimin göstergesiymiş ama bunu ancak şimdi fark edebiliyorum...
Önce N.ŞEN darbesi, sonra G.KOCAKAYA darbesi ve en sonunda LIVE WELL darbesi.
Tarif edilemeyecek bir şekilde üzüntü yaşadım. Çünkü bu ata nerdeyse her yarışında şans vermiştim ve defalarca safkanın pedigrisinden bahsetmiştim, yani özel takibimde olan, sempati beslediğim bir isimdi. Onun kazanmasıyla altılı ganyan şablonumun yatması derinden sarstı beni...
Üstelik hiçbir yerde görülmeyecek şekilde küçük şablon vermiştim, üstelik Geniş Kupon yapanlar için yazılması gerekildiğini belirtmiştim. Yani şablonuma eğer at ekleyecek olsam, bu ikinci ayak dışında bir yer olamayacaktı, çünkü herkesin tek önerdiği ATENFLEX yoktu ve en riskli koşu olduğu belliydi...
Üçüncü ayakta INVINCIBLE SON şüphesiz yine yarışın en şanslı ismi, ancak BERATHAN bu safkanın birincilik ünvanına son verebilir demiştim. Çünkü bu pist ve mesafeyi 2.04.84'lük dereceyle kolay kazanmıştı...
Oysa bu yarış 2.05.71'le bitmesine rağmen, BERATHAN az farkla ikinci oldu...
Demek ki BERATHAN öne sarkmakta gecikti!
Dördüncü ayakta beklenilen Gazi Koşusunu izledik. Bilirsiniz tahmin verirken birçok faktörü göz önünde bulundururum, hiçbir zaman dile getirilemeyen, hatta düşünülemeyen konulara bile değinerek yorumlayabilirim. Yani bu konudaki yeteneğimi anlatmama gerek yok zaten.
Ancak benim en önemli özelliğim hislerimdir. Hissetmek ile duygusal davranmayı insanlar karıştırır genelde, hatta bu konularla ilgili uzun bir makalem olmuştu...
Ben MİRAMİS'in kazanacağını hissetmiştim, inanmıştım ve sizlere de inandırabilmek için elimden gelen tüm çabayı sarfetmiştim.
Unutmayın ki, hissetmezsem; iddialı konuşmam!
Benim konumumda olan hiçbir insan, TURBO'nun bile geçilmesinin imkansız olduğunu söyleyecek cesareti bulamazken; ben 22 atın olduğu Gazi Koşusunda, her yarışında geç çıkan bir safkanın kesinlikle kazanacağını, ''bu rakiplere geçilmesinin imkansız'' olduğunu hem sitemizde, hem de radyo'da belirtmiştim...
Böylesine anlamlı bir koşuda, tahminsel açıdan mükemmel bir netice aldığım için çok gururluyum, çok sevinçliyim...
G.KOCAKAYA'nın iğne deliğinden bile geçebilecek reaksiyona ve cesarete sahip olduğunu, MİRAMİS'in son 800'den itibaren rakiplerini transit bir şekilde geride bırakmaya başlayacağını, virajı bariyerden dönmeyeceğini, son 400'den sonra bariyere girmeye çalışacağını ve bunun gibi birçok ayrıntıyı sizlere paylaşabilmenin mutluluğunu halen yaşıyorum...
Ayrıca yarışları evde TV'de izlediğim için Sayın Sadettin Saran'ın MİRAMİS'in kazanacağını belirtmesine şaşırmadım doğrusu :)
Beşinci ayakta şunu söylemiştim;
'' Her ne kadar ADONİSE ile DEHA rakiplerine göre ön plandaymış gibi görünse de, eğer ki BİŞAR önde boş bırakılırsa; birçok safkan için evdeki hesap çarşıya uymaz... ''
Bunları söyleyip, genel puanlamanın çok gerisinde olan BİŞAR'a ilk şansı vermiştim.
Ancak benimde hiç beklemediğim bir durum oldu ve COMPETUS stili dışı koşturularak, BİŞAR'ın temposunun bozulmasını sağladı ve böylelikle tempo yüksek geçince, ADONİSE ile DEHA da beklenildiği gibi birincilik mücadelesi yapmış oldu...
Hatırlarsanız henüz birkaç gün önce NIGHT FLOWER'a D.YILDIZ bindiği için çok güvendiğimi belirtmiştim. Çünkü D.YILDIZ bindiği safkanları genelde ön grubun içerisinde götürür demiştim. Ancak nasıl bir şanssa bizimkisi, D.YILDIZ o gün NIGHT FLOWER'ı en geride bekleterek yüzde yüz kazanabileceği yarıştan ikinci olarak ayrılmasını sağladı. Bugün de BİŞAR'ın temposunu bozdu.
Eğer COMPETUS stili dışı koşmasaydı, BİŞAR süprizi gerçekleştirebilirdi, çünkü temposunun üzerine çıkmak zorunda kalmasına rağmen son 200'e kadar liderdi...
Altıncı ayakta TURBO'ya bu kez güvenemediğimi, savaş gibi bir yarıştan çıktığını, bundan dolayı yanına COŞARTAY'ı eklediğimi belirtmiştim.
Aslında bu mesaj KAFKASLI için de geçerliydi, fakat TURBO olumsuz etkilenmedi. Üstelik starttan geç çıktı, ama sağolsun rakipleri ikinciliğe koştukları için TURBO 10 boy da geç çıksa; onun liderliği almasını bekleyecekler...
= Sonuç olarak tahminsel açıdan başarılı bir gün geçirdik. Seyir keyfi süperdi. Ancak bazı jokey hataları ve şanssızlıktan dolayı aynı zamanda kabus gibi bir gün oldu benim için...
Yeni programlara adapte olmam zor olduysa da, yine de elimden geleni yapmaya çalıştım...
Dilerim ki önümüzdeki Gazi Koşusunda da tek buluruz ve yine aynı keyifi yaşarız...