Ana Menü

Sitedeki Son 10 Üye

lazikoyumOnline
schweizerOnline
serkans_1Online
rubenOnline
boshnackOnline
mertyurt78Online
tolgalee1980Online
banko22Online
xp31Online
ersin46Offline
manzakOffline

Yazılarımız

Anında Bahis



Üye Girişi

Kullanıcı Adı

Parola





VIP Üyelik

Canlı Sonuçlar

Anket

SİZCE 59. BAŞBAKANLIK KOŞUSU HANGİ SAFKANIMIZIN ZAFERİ İLE SONUÇLANIR?

INSPECTOR
INSPECTOR
8% [26 Oy]

KURTINIADIS
KURTINIADIS
46% [158 Oy]

SALVATORE
SALVATORE
9% [30 Oy]

ADONİSE
ADONİSE
6% [21 Oy]

INVINCIBLE SON
INVINCIBLE SON
9% [31 Oy]

ATEŞİN KIZI
ATEŞİN KIZI
4% [13 Oy]

MOONŞEROSE
MOONŞEROSE
1% [4 Oy]

ROKOKO
ROKOKO
3% [11 Oy]

AZARAKS
AZARAKS
14% [48 Oy]

Toplam Oy Sayısı: 342
Başlama Tarihi: 21/07/2010
Bitiş Tarihi: 25/07/2010

Anket Arşivi

Hava Durumu

3 Günlük Hava Tahmini
Şehir Seçiniz

Site Durum Tablosu

Son Üye: lazikoyum Üye Sayısı: 13418Online Ziyaretçi: 31

ENTERNASYONEL KOŞULAR

Enternasyonal Anadolu Koşusunda, BALIUS isimli safkan 2000 metre kum pistte 2.03.02'lik derecesiyle; adeta bizim atlarımızı sürklase etti.
Yarışın kilit noktası; DOĞUBEYİ'nin nasıl bir tempo vereceğiydi. Arapların DAYALA'sı gibi tempoyu bir yavaşlatıp, bir hızlandıran; istediği anda rakipleriyle arasındaki farkı bir hayli açan bu safkan; adeta döküldü...
* Peki sebebi neydi bunun?
- Bence HALİS KARATAŞ'ın yarışı kısaltmaya çalışmasından kaynaklandı. Yani yavaş tempoda gidip, son 400'de sprint atmak istedi.
Hatta bunu son 400'e girerken çok net anlayabilirsiniz, çünkü BERATHAN'ın jokeyi G.KOCAKAYA yanlış giden bir durumun olduğunu farkedip; basıp giderken, KARATAŞ halen DOĞUBEYİ'ni etkili bir şekilde öne atmıyordu...
* Sonra ne oldu?
- Eski köye yeni adet getirildiği için DOĞUBEYİ başarısız kalmış oldu.
- FAIRSON uzun süre yarışmamaktan olumsuz etkilendi.
- DERVİŞAĞA - BERATHAN - BERAN çok iyi koştu.
- Yarışı kazanan BALIUS ise, süper bir jokeyle yarışmanın avantajını çok iyi bir şekilde gördü. Çünkü yarışı çok iyi yerde götürdü ve tam da zamanında atağa kalktı.
* Eğer ki tempo süratli geçmiş olsaydı, BALIUS böyle bir birincilik alabilir miydi?
- Bence yarış karışacaktı. Çünkü rakibine göre koşan BALIUS, DOĞUBEYİ'nin süratinden olumsuz etkilenecekti ve bekleme yarışı yapan safkanların şansı yükselecekti.
= Sonuç olarak bizimkiler düşünmeden, çalışmadan, taktik kurmadan yarışa katıldılar ve haklı bir mağlubiyet aldılar...
Geçildikleri at da, öyle dünya çapında bir başarısı olan at değildi!




Enternasyonel Ifahr Koşusunda, BADAD isimli safkan 2100 metre kum pistte 2.24.61'lik derecesiyle kazanma başarısı gösterdi.
Bu safkanı! tek önermeme rağmen, yarış sonrası şunu düşündüm; bu yarışın birincisi ŞİMŞEĞİNOĞLU da olabilirmiş, KAFKASLI da olabilirmiş...
- ŞİMŞEĞİNOĞLU olabilirdi, çünkü DAYALA'dan kurtulmak için çok erken sprinte kalktı ve belkide şimdiye kadar görülmemiş bir uzunlukta sprint attı.
Bu kadar erken temposunu yükseltmemiş olsaydı, yani bu yarışta DAYALA koşmamış olsaydı; önde kuracağı temposuyla geçilmesi imkansızmış!
- KAFKASLI da olabilirdi, çünkü yarışın temposu son 800'de bir anda yükseldiği için şansı tamamen yok olmuştu. Buna rağmen birincinin 1 saniye gerisinde yarışı tamamladı. Oysa yarışın temposunu baştan hızlandıracak bir ekürisi olsaydı, rakiplerini kesinlikle mağlup edermiş...
= Sonuç olarak bizimkiler yine düşünmeden, çalışmadan, taktik kurmadan yarışa katıldılar ve haklı mağlubiyet aldılar...

Ayrıca yarış sonrası TJK'nin bir görevlisi, ekranları başında bulunan herkesi şok edici bir açıklama yaptı; '' eğer bu BADAD arapsa, bende zenciyim '' dedi.
O an yarışseverlerin enayi yerine koyulduğunu düşündüm!
Madem bu atlar arap safkanı değil, o zaman niye burada yarıştırılıyor?
Niye o koskoca ikramiyeler hediye ediliyor?
Nerede TJK'nın güvenilirliği?
Bugünden sonra başarılı olan arap atlarımızdan bizim de şüphe etmemiz gerekir. Çünkü buna bir koz verilmiştir...
BADAD isimli safkan anormal bir fiziğe sahip olabilir. Bu bizim hiç umrumuzda değil, bu atı bizim safkanlarımızla koşturanlar düşünsün!
Tabi ikramiyeler biz yarışseverlerin parasından toplandığı için bu atı bizim safkanlarımızla koşturanlar düşünmeyeceklerdir, umursamayacaklardır!



Enternasyonel İstanbul Koşusunda, EVAS REQUEST isimli safkan 1600 metre çim pistte 1.37.88'lik derecesiyle kazanma başarısı gösterdi.
Yarışın bitiriş derecesine baktığımızda, aslında tüm gerçekler daha net ortaya çıkıyor. Bu derecenin çok daha iyilerini güle oynaya gerçekleştiren safkanlarımız, bu defa ortalıkta görünmediler. Çünkü ilk 800 metresi çok yavaş tempoda geçmesine rağmen, beklemeyi yeğlediler. Son 800 de çok hızlı geçince, oldukları yerde saydılar...
Oysa yarışı kazanan safkan gibi yarışı ön grubun içerisinde takip etmiş olsalardı, bu sonuç oluşmayacaktı!
* CHI neden yarışı önlerde kabullenmedi?
* THE RISING neden yarışı önlerde kabullenmedi?
- Çünkü yarışın yavaş veya hızlı geçeceğini önceden düşünmeden yarışa katıldılar. Yarışın temposu yavaş geçmesine rağmen, bulundukları konumdan vazgeçmediler. Sonuç da kaçınılmaz oldu...



Enternasyonel Topkapı Koşusunda, PRESSİNG isimli safkan 1600 metre çim pistte 1.36.44'lik derecesiyle kazanma başarısı gösterdi.
Tıpkı İstanbul koşusunda olduğu gibi yarışın ilk 800'ü 51 civarında, son 800 de 45 civarında geçen bir tempo vardı. Böyle bir tempoya rağmen, INVINCIBLE SON bekleme yarışı yaptırıldı, kantarmada boğuldu ve tabela dışı kaldı. Kimse sanmasın ki INVINCIBLE SON'ın gücü bu kadardı veya bugün kötü koştu.
- Alakası yok!
INVINCIBLE SON yarış hayatının ilk koşusundan bu yana, hiçbir zaman böylesine yavaş tempoda yarıştırılmamıştı!
Tamam yarışı hızlandıracak bir at yoktu, eküri koymak gibi bir akıllılık da edilmedi, peki niye yarışı önlerde kabullenmedi?
Şu tempoda kaçsaydı bile ilk ikiden düşmezdi!
SABIRLI ile KURTINIADIS son yarışlarında temponun çok yavaş geçtiğini farkedip, çok erken öne düşmüşlerdi ve güçlerini yansıtabilmişlerdi. Peki son yarışlarında ki gibi koşmayacaklarsa, neden eküri kayıt ettirmediler?
H.KARATAŞ SABIRLI'ya binseydi, aynı sıralama oluşur muydu acaba?
H.KARATAŞ, her şeyin profesyonellik olmadığını SABIRLI'ya mağlup olmakla anlamıştır galiba. Bindiği safkan, SABIRLI'dan 5 yaş küçüktü.
Yüreğini ortaya koyarak yarışan bir safkan varsa; o bu değil, SABIRLI'dır!
Ayrıca kuralına uygun olarak, mantıklı taktikleri uygulamak yerine; N.ŞEN'in NALIN İSYANI'yla yabancı atlara çok ciddi bir faul yapması; bence hiç yakışmadı, çok ayıp edildi!



Enternasyonel Boğaziçi Koşusunda, HALICARNASSUS isimli safkan 2400 metre çim pistte 2.31.59'luk derecesiyle kazanma başarısı gösterdi.
Sözde dört at eküri koşuyordu, ne ekürilerden birisi yarışı süratlendirdi, ne de INSPECTOR...
Korkakca koşturularak, aslında gerçek güçlerini yansıtamamış oldular...
* Aklı başında olan insanlara sesleniyorum; INSPECTOR yüksek tempoyla kaçmış olsaydı, ilk üçten düşer miydi?
- Bence ilk üçten düşmesi imkansızdı, çünkü OUT OF CONTROL temposunu kesinlikle bozmak istemeyecekti...
* Aklı başında olan insanlara yine sesleniyorum; OUT OF CONTROL, tıpkı zamanında AVANGARD'ın yaptığı gibi yüksek tempoyla kaçsaydı, sonuç ne olurdu?
- Ya PAN RIVER kazanırdı, ya da ANNOSH kazanırdı. Özellikle ANNOSH böylesine aleyhine tempoda, tam sprinte kalkmışken ciddi bir faule mağruz kalmasına rağmen dördüncülük elde etti...
* Peki neden yabancı at kazandı?
- Çünkü yarışın temposunun yavaş geçtiğini farkettiği için ön grubun hemen arkasında yarışı takip etti. Üstelik 1200'e gelindiğinde SENATORE yarışı bir anda hızlandırınca, en geride bekleyenleri de, en önde gidenleri de mahvetmiş oldu. Böyle durumlarda daima yarışı orta sıralarda götüren at şanslı olduğu için sonlarda çok diri gelen HALICARNASSUS yarışı kazandı...
= Sonuç olarak kendi kendimizi bitirdik. Ya tempo hızlı başlamalıydı, ya da yavaş başlayıp; giti gide hızlanmalıydı. Böylelikle yarışı önlerde kabullenen veya bekleme yarışı yapan safkanlarımızdan birisi fotoyu önde geçebilirdi. Ancak ERHAN YAVUZ'lu SENATORE öyle bir hamle yaptı ki; birincilik adeta hediye edilmiş oldu...




Enternasyonel Malazgirt Koşusunda, TURBO 1600 metre çim pistte 1.45.44'lük deresiyle kazanma başarısı gösterdi.
Yarışın başlarında üzerine gelen her hangi bir safkan olmayınca, şimdiye kadar hiçbir arap safkanının yapamadığı, hatta yaklaşamadığı bir tempoyla koştu. Böylelikle normal bir arap atının kendisini geçebilmesini imkansız kıldı, rakipleri de normal bir arap atı oldukları şüpheli olmalarına rağmen geçemediler...
= Bir Türk vatandaşı olarak TURBO'nun kazanmasına sevindim, gururlandım. Fakat B grubu arap atlarının mücadelesi bile TURBO'nun yarışlarından daha çok keyif veriyor..
Bir yarışsever olarak TURBO'nun yarışları; ODİN, ODİNHAN, AĞAKARACA, TAMERİNOĞLU, ÖZGÜNHAN, DEMİRKAZIK vs bu gibi şampiyonları özletmekten başka bir şey hissettirmiyor...




= Sonuç olarak
'' sen bu işin pirisin, ne yapacağını bilirsin '' demekle bu işler olmuyor!
'' sen yabancı atların önünü kapat, sen gerekirse faul yap '' demekle bu işler olmuyor!
'' rakipleri tanımamak, hatta kendi atını tanımamakla '' bu işler olmuyor!
'' rekor ikramiyeler dağıtıp, reklam yapmaya çalışmakla '' bu işler olmuyor!

Yarışı kazanan yabancı bir jokey, '' bundan sonra hep geleceğim, burada çok para veriyorlar '' diyerek adeta başımızı öne eğdirdi!
Oysa başlarının öne eğilmesi gereken kişiler biz değildik!

TURBO'nun birinci olmasıyla, utanç verici tablo ne kadar gölgede bırakılabilinir?
Elin oğlu jokeyiyle, at sahibiyle, antrenörüyle, atıyla bizlerden çok daha ileride olduklarını eze eze gösterdiler...
Yalandan gündem değiştirmek yerine, artık nerede hata yapıyoruz diye sorup; ona göre hareket etmek gerekir!


Ayrıca TURBO arap mı, değil mi diye sorular hiçbir zaman bitmiyor...
Benim bu konudaki görüşüm şu şekildedir; yazarken, söylerken safkan arap atı derim. Fakat hiçbir zaman gönlüm bunu söylemez!
Çünkü ne arap safkanı olduğuna eminim, ne de olmadığına...
TURBO'nun kesinlikle arap atı olduğunu iddia edenlere soruyorum;
* Nerden biliyorsunuz?
- Şimdi birçok kişi diyor ki; testler var, tetkikler var...
* Peki ÇETİN isimli sözde safkanda da aynı şeyler söyleniyordu. Bilmem kaç kez test yapılmıştı, Amerika'dan bile raporlar getirilmişti, hiçbir sorun yoktu.
Belki bugün TURBO'nun kesinlikle arap atı olduğunu iddia edenler, o zamanlarda ÇETİN'in kesinlikle arap safkanı olduğunu iddia ediyorlardı. Sonuçta ikisinde de kapı gibi raporlar önümüze getirtiliyordu...
* Ne oldu sonra?
- Yıllar sonra ÇETİN yarışlardan men edildi. Sessiz sedasız her şey bitti...
( Üstelik ÇETİN'in iki birinciliğide, kuponum beşte kalmıştı ve gayet yüksek bir ikramiyeden olmuştum. )
Şimdi en önemli soruyu soruyorum;
* Böyle bir örnek varken karşımda, Türkiye'deki hangi atın safkan arap olduğuna inanayım? Kime güveneyim?

İşte bu yüzden TURBO veya bir başka isime, ne arap safkanıdır derim, ne de arap safkanı değildir derim!

Yorum

#1 | curlin - 06/09/2009 19:47
badad arapsa bende zenciyim diyen kişi SUAT DEMİRAL ... prefon pressing i de en iyi ingiliz diye göstermişsin ya vallahi pes sen ya dışardaki yarışları izlemiyorsun yada pressing den başka at görmemişsin , bu arada dışardaki yarışlar derken tjk nın verdiği yarışlar değil. yada şöyle bi google dan ara bakalım en iyi inglizler kim çıkacak karşına , en iyi ingilizin burda işi ne prefon , en iyi ingilizler abd ve güney afrikada koşuyor. en üst sınıf bu ülkelerde ,sonra arab ülkeleri ve ingiltere , irlanda , fransa , pressing hayatı boyunca bu kadar büyük ikramiyeli bir yarışı böyle kazanmamıştır. tjk nın hediyesi oldu ...
#2 | penekamp - 06/09/2009 17:47
Sevgili Ferhat TURBO için,ne arap değil derim ne de değildir derim demiş,TJK görevlisinin BADAD için dediğine de serzenişte bulunmuş,bence yazması söylemesi doğru olanları söylemiş.Ama benim böyle bir sorumluluğum yok; TURBO arap atıysa ben zenciyim..
#3 | dgkn - 06/09/2009 16:40
hepimiz enternasyonel koşulardaki başarısızlığımıza üzüldük. bence eva's request, badad, halicarnassus kazanmamalıydı. diğer atlar iyi koştular ve kazandılar. yarışları izlerken " atçılığımızın gelişimini engelleyen maddi kesintileri düşürme çabasının bir oyunu olarak mı bizim atlar eksik koşuyor" şeklinde bir paranoyak düşünceye de girdim. ama böyle değil tabiki.
Turbo, Mirhat, Tansel.. yarışseverin kafasını hep kurcaladı.. benim gözümde hiçbir zaman şampiyon olamadılar. izlediğim atlar arasında, şampiyon YAVUZHAN dır, BOLD PILOT tır, JOHNNY GUITAR dır. Yavuz gülercenin, bir röportajda yavuzhandan bahsedilince gözlerinin dolduğunu hatırlarım. Bold pilot padoğa çıktığında yarışseverin alkışını duyup kulaklarını dikip insanlara bakmasını hatırlarım. Johhny guitarın son metrelerde ayağının çatlamasına rağmen bi gayretle fototu önde geçmesini ve sonra sekmesini hatırlarım. Büyük paraların söz konusu olunca işler değişir.. bilirsiniz..
#4 | aka_35_73 - 06/09/2009 15:10
At sahipleri eger sadece zevk olsun ve spor olsun amacindaysa, amatorce yapilan yanlislari icin suclayamayiz ama gercekten bunu is olarak gorup yaris ati sahibilerse o zaman nasil futbolda antrenor ve teknik direktor varsa onlarinda teknik direktorluk kavramiyla tanisip bu isi profesyonel anlamda yapabilecek insanlara teslim etmeleri gerekir. o zaman seyir zevki ve basariya ulasabiliriz.
#5 | tgy_kry - 06/09/2009 14:47
Sevgili FERHAT;
Senin Nurettin ŞEN idaresindeki NALIN İSYANI'nın yapmış olduğu ciddi şekilde ki faul sadece yabancı atlara değildir.Dün KURTINIADIS'in yakın ilgilerinden biri televizyonda açıklama yaptı ve bunu izleme fırsatı buldum.Söyledikleri şuydu;

''NALIN İSYANI, kapalı gözlükle start alıyordu.Bu safkan bu yarışına kadar fazla kapalı gözlük takmamış ve taktığı koşularda da hüsrandan başka sonuç alamamış.Böylesine önemli bir koşuda kapalı gözlüğün tercih edilmesini anlıyamadım.Son düzlük dönüldükten sonra Nurettin ŞEN , safkan üzerinde çalışmaya başladığında , safkan ilk kamçıyı yediğinde dışarı doğru savruldu ve yabancı bir atın önüne geçti.Sonra faul yaptığını anlayan N.ŞEN atı kontrol etmeye başladı ve yarıştan koptu diyebiliriz.Safkan dışarı savrulduktan sonra N.ŞEN atı kontrol ederken at bu sefer içeri doğru kaydı ve KURTNIADIS'in arka sol ayağına bastı.KURTNIADIS bu dakikadan sonra dikkat edin (ilgilisi bile ilk defa bu atımızda bunu görüyorum diyor.) kafasını sağa sola sallıyor.Zaten S.KAYA'da bunu anlayınca artık safkanı birinciliğe değil tabela içinde yer bulmaya koşturdu.''

İlgililerinin dediklerini sizlerede aktarmaya çalıştım ve yarışı gerçekten dikkatli izlediğimizde bunu benim gibi sizde doğruluyacağınızdan eminim...
SAYGILAR..
#6 | genus - 06/09/2009 14:42
ferhat ben doğubeyi için sahadan duyduğumu söylüyorum bu at sentetik pistti fazla sevmiyormuş.başarısız olma sebebi buymuş...
#7 | mountaincat - 06/09/2009 13:03
ÇETİN isimli safkanın, yurtiçi, yurtdışı, testler, tetkikler ve bütün alınan raporların, arap safkanı olduğunun ispatı olmasına karşın, böyle bir sürpriz sahtekarlık ile yarışseverler kandırılmış ve ceplerindeki paralar gaspedilmişken!! Üstelik, Çetin' in %100 safkan arap atı olduğuna dair Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi dahi onay vermişken!!
1)Birileri bunun hesabını verdi mi? 2)"Olurmu canım, safkandır o, o ALLAH'IN (c.c)bize lütfudur" diyen yarışsever arkadaşımızın BU KADAR NET konuşmasının altında bildiği birşey mi var? (Rapor, tetkik vs. vs. bunlar boş.. Bunların haricinde bildiği birşey mi var?)
#8 | sidenad - 06/09/2009 12:32
sayın ferhat pusa BADAD ATLI AT HAKKINDA ki yorumlarınızı ilgiyle okudum. çünkü yarışı bende seyrederken yanımdaki arkadaşa yaw şu atın göğüs kafesine bak bizim atların üç misli sanki dedim.bir arap atında olmuyacak bir fzik vardı atta hatta siprınte kalktığında sanki ingiliz atı gibiydi.bu durum benımde çok dikkatimi çekmişdi belırtmek isdedim.
#9 | yesilce222 - 06/09/2009 12:12
ÇETİN PEDİGRİ İPTALİ VE GEREKÇELERİ

1-DNA UYUŞMAMAZLIĞI
Çetin isimli Arap atının pedigri iptalinin ilk ve en önemli nedeni Etlik Merkez Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünce verilen DNA'nın Baba DNA'sına uymadığına ait rapordur. Etlik Araştırma Enstitüsü LEX3 markerinin yavru ile uyuşmadığına dair rapor vermiştir. LEX3 markeri yalnızca X kromozomu ile taşınabilir ve bir at X kromozomu ile taşınan bir geni yalnızca Anneden alabilir. Babadan böyle bir gen alma şansı olmadığı için uyuşmazlıktan söz etmekte çok saçmadır. Etlik Merkez Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünce verilen DNA'nın Baba DNA'sına uymadığına ait raporda kendi kendini yalanlar niteliktedir.
Bu hemen her kesimce Çetin isimli Arap atının ölmüş olan Anne sinin DNA sına uymadığı gibi lanse edilmiş ve yarış kamuoyuna bu şekilde yanlış duyurulmuştur. Bu sebeple yarış kamuoyu Annesinin ortadan kaybedildiği ve DNA testi için kan vermesinin engellediğini düşünmüştür. Aslında kan örnekleri Etlik Araştırma Enstitüsünde mevcuttur. Aşağıdaki Kentucky Üniversitesi At Ebeveyn Test ve Araştırma Labaratuvarı sonuçlarında ve Bursa 2. İdari Mahkemesine verilen Bilirkişi Doç Dr. Metin Petek, Bilirkişi Doktor Serdal Dikmen ve Bilirkişi Dr. Abdülkadir Orman imzalı rapordada görüleceği üzere kan grupları ve DNA testi sonuçlarına göre Çetin isimli Arap atının babası Antalya isimli Arap atıdır. Bu raporlar pedigri iptalinin en büyük nedeninin var olmadığının kanıtıdır. 2-FENOTİPİK IRK VASIFLARINI TAŞIMAMA
Çetin isimli Arap atının pedigri iptalinin diğer bir nedenide Çetin'in Arap atlarında gözüken vücut yapısı özelliklerini taşımaması kanısına varılmasıdır. Bariz bel kısalığının olmadığı, vücüdun heterojen olduğu, başın kaba, boyunun kalın ve uzun olduğu, cidagonun gelişmiş olduğu belirtilmiştir. Beden uzunluğunun ise Arap atlarına uymayan şekilde 171 cm olarak ölçülmüştür.

Çetin isimli Arap Atının 20.10.2006 tarihinde Bursa Atlı Spor Kulübü Hipodromunda Bursa 2. İdare Mahkemesi Bilirkişileri Bilirkişi Doç Dr. Metin Petek, Bilirkişi Doktor Serdal Dikmen ve Bilirkişi Dr.Abdülkadir Orman tarafından yapılan muayenesi sonucunda; Başta Arap atının derisinin altındaki chip okutularak Arap atının Çetin olduğunun tespiti yapılmış daha sonrada
Cidago Yüksekliği : 157 cm
Beden Uzunluğu : 156,5 cm
Gögüs Genişliği : 38,5 cm
incik Çevresi : 20 cm
Kulak Uzunluğu : 15 cm
Baş Uzunluğu : 63,5 cm
Gögüs Çevresi : 174 cm
Alın Genişliği : 23 cm
Sağrı Yüksekliği : 157 cm
Sağrı Genişliği : 49,5 cm
Sağrı Uzunluğu : 54 cm

olduğu tespit edilmiştir. Beden uzunluğu daha önceden 171 cm bulunmasına karşın bir kaç kez tekrarlanan ölçümde 156,5 cm çıkmıştır. Diğer özellikler eski raporla yakınlık göstermektedir. Tespit edilen bu özellikler Çetin isimli Arap atı normal ölçülerinde olduğunun kanıtıdır. Şimdi Tüm Yarış Kamuoyu Bu Soruları Kendi Kendine Sormalıdır;

- Yarışlara atlarını bilerek ve isteyerek tepki koymak amacıyla deklare etmeyen at sahipleri tüzük gereği ceza almaları gerekirken halen cezai işlem uygulanmamıştır. Bu At Sahiplerine ne tür bir ceza verilecektir ?

- Olağanüstü haller olduğunda Yarışları iptal etme yetkisi bulunan Yüksek Komiserler Kurulu yalnızca tek koşuyu iptal etmek için hangi olağanüstü hali uygun görmüştür ?

- Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerinin verdiği Çetin isimli Arap atı koşulara katılabilir kararına rağmen Yüksek Komiserler Kurulu neden bir çok şart ve teklifle bu atın koşmasını engellemektedir ?

- Çetin isimli Arap atının kayıt yaptıracağı ilk koşuda veya ileriki bir tarihte koşulacak olan Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı koşusunda bu durumun tekrarlanmayacağını kim garanti edebilir ?

Bu soruların yanıtlarını bulmak ve daha bir çok soruyla karşılaşmamak dileğiyle....

Sağlıcakla Kalın... Ufuk ÇAKIR
20.06.2007 ....ALINTIDIR.... TC MAHKEMELERİNİN ALMIŞ OLDUĞU KARAR OLUNCADA İNSANIN KAFASI KARIŞIYO DEĞİLMİ
#10 | streetsense16 - 06/09/2009 05:29
Bu ne saçma sapan bir yorum ne demek yarımkan bildiğin arap atı... Ama TURBO'ya yarım kan diyenlerede hak veriyorum. Çünkü hayatları boyunca böylesine bir şampiyon görmediler...Gelelim zevk alma konusuna,TURBO'dan yarışlarından keyif alamamanızın sebebi yarışların mücadeleden yoksun olması.ÖZGÜNHAN'ı izlerken veya TAMERİNOĞLU'nu izlerken neden keyif alıyorduk.Yarışlarda devamlı mücadele hatta 800 metre lüt giden yarışlar bizim keyif almamızı sağlıyordu.Eğer bu saydığım atlarda hep kenter kazansaydı eminim ki o atlar için aynı şeyler geçerli olacaktı.TURBO'nun yarışlarından keyif almak isteyenler FRANSA'ki yarışını beklesinler. Artık TURBO'nun yarım kan olduğunu iddaa eden yorumlarınızdan vazgeçin...O yüce ALLAH'IN (c.c)bize lütfudur. Yarışlarında mücadele olmasada yinede zevkine varmalıyız...
#11 | prefon - 06/09/2009 03:03
Sevgili Ferhat Pusa ve Berkay Kurt. Siz artık binlere hitap eden kişilersiniz. Bu yüzden tabi ki sizin bu tür polemiklere girmemeniz gerekir. Ancak benimle paralel görüşte olduğunuzu bilmek bana keyif veriyor. En azından yalnız değilim. Bu platformda birçok kez söyledim. Turbo'yu bir hayvansever olarak çok seviyorum. Padokta onu görünce içim gidiyor. Ama bir yarışsever olarak ondan keyif alamıyorum. Ve eski şampiyonlarımızla kıyaslanması benim içimi acıtıyor. Ben bi yarışsever olarak ısrarla onun safkan arap atı olmadığını iddia ediyorum. yarımkan ya da başka bişey... O Safkan Arap atıysa malesef ki bizim o ODİN, ODİNHAN, AĞAKARACA, TAMERİNOĞLU, ÖZGÜNHAN, DEMİRKAZIK, CAŞ, HABERBATUR VE birçok gönlümüzde taht kurmuş şampiyonlarımız eşşekten öteye geçemez!!!

Yorum yaz

Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.