...Her lafa verilecek cevabım vardır. Lakin, lafa bakarım laf mı diye, adama bakarım adam mı diye...
Şimdiye kadar hiçbir insan, kendisini tanıyanların tamamı tarafından sevilmez. Az veya çok olması mühim değil, mutlaka sevmeyen bir kesim vardır.
E doğal olarak beni de sevmeyenler var.
Hayatımıza internetin girmesiyle de, bu sevmeyen kişilerin olumsuz davranışları daha bir belirginleşti.
Eskiden fısıldayarak konuşulan sözler; şimdi tüm dünyayla paylaşılabiliyor, örneğin başbakana küfür edebilmek gibi...
İnsanların her hangi bir varlığı sevip sevmemesi kendisini ilgilendirdiği gibi, kısmen de olsa karşı tarafı da ilgilendirir.
Şahsen beni sevmeyen kesimlerin nedenini kendimce sorgularım.
Sevmeyenler için en kötü ihtimalle hasetlerinden kaynaklanıyor diyebilecek kadar mütevaziliği aşarım.
Sevenler için de en kötü ihtimalle yaradandan ötürü diyecek kadar cana yakınlaşırım.
Tabi bu kadar genel bir kavrama yaymayıp; detaya indiğimde, eleştirilerim, kendimce doğru bildiklerimin sonuna kadar arkasında duruşum, kimsenin karşısında eğilmemeyişim ve tahminlerimizin ücretli olması; bazı kesimlerin hoşuna gitmediği için sevilmiyorum.
Hadi bunu geçtim, saygı sınırlarını da aşan sözler duyuyorum. Ne senaryolar yazılıp, çiziliyor, ne kuyular kazılıyor, darbe planı gibi sanki dönen dolaplar...
Tamamen beni karalamak adına hazırlanan blog ve siteler var. Adamın sanırım işi gücü yokmuş, geceleri de uyuyamıyormuş; can sıkıntısından benim canımı sıkmak istemiş ama nafile...
Acaba nasıl bunu sinirlendiririm düşüncesiyle her gün usanmadan, sıkılmadan tahrik edici mailler gönderenler var...
Sitemizde üyelik alıp; diğer üyelerimize ve bizlere hakaret dolu, küfür dolu, iftira dolu mesajlar atanlar var...
Toplumun kabullenemeyceği türde yazmış oldukları yorumları onaylamadığımız için başka yerlerde bizleri kötü lanse edeceğini iddia edenler var...
Sitelerinde ve bloglarında bizleri insanlara yalan yanlış tanıtmayı misyon edinmiş ve bu şekilde nemalanacağını sanmış insanlar var...
Sanki bundan 5 yıl önce ne düşünmüşsem, şimdi de aynısını düşünmek zorundaymışım gibi yıllar önceki yazılarımla, bugünkü yazılarımı kesip biçerek; aralarında çelişki oluşturmaya çalışanlar var...
Yüzümüze gülüp, arkamızdan kuyumuzu kazanlar...
Tahminleriyle bir şey yapamadıkları için önce millete yağcılık yapıp; ardından başka malzeme bulamayınca, her türlü sahtekarlık peşinde koşanlar var...
Ve bunlar gibi daha nice insanlar var maalesef. Sanırım ya bu hayata demir attıklarını sanıyorlar, ya da öldükten sonra her şeyin sona ereceğini...
Yapım gereği normalde bu durumlar bana ağır gelirdi. Fakat zamanla insan alışıyormuş, artık ne gözüm bu sözleri görüyor, ne de kulaklarım duyuyor.
Keşke zamanlarını daha faydalı işler için uğraşsalar diyorum.
Sonuçta alt tarafı yarış tahmini yapıyoruz, bu kadar entrikanın fazla olduğuna inanıyorum..
Her ne kadar okuduklarımın bir çoğuna cevap vermesem de, zaman zaman ''adam'' bildiğim kişilerin sözlerine de cevap verme gereği duyuyorum, işte onlardan bir tanesi de bugünkü makalem...
Malum bir site var diye söze başlamak istiyordum ama birçok site üzerine alınabileceğinden dolayı ben direk ismini anarak, aynı zamanda daha önce yaptığımız gibi tanıtımlarını yapayım. Ne de olsa asıl niyetleri, '' reklamın iyisi kötüsü olmaz '' düşüncesi değil mi?
İşte bu sitenin adı; galopturk.com
Ben bu sitenin sadece at yarışı haberlerlerini paylaştığını sanıyordum, fakat ilgi görmemişler olsa gerek; tahminler de katmışlar.
Demek ki tahminler de, ilgi görmelerini sağlayamamış ki; ne zaman bu sitenin ismini duysam, cümlenin başında '' YİNE SANA SALLAMIŞLAR FERHAT '' oluyor...
Kendilerinin başarılı olmaları için ellerinden gelen her şeyi yapmalarını takdir etmek isterdim ama bataklığa saplanmışlar sanki, konuştukça battıkları için maalesef takdir edemiyorum.
Tabi birçoğunuz soruyorsunuz; neden her hafta köşe yazılarında benim hakkımda ileri geri konuştuklarını?
'' Acaba bir şeyler oldu da, bizim mi haberimiz yok '' diyorsunuz...
Ben bu tip konularda pek cevap yazıp da, onları mutlu etmek istemiyorum ama insanların daha fazla yanlış yönlendirilmesine izleyici kalmamak adına, bu insanların neden bir kuyruk acısı yaşadıklarını açıklayım;
* www.ganyanmatik.com sitesini çökertmeye çalışıp, üyelere yalan yanlış aldatıcı mesajlar atıp, elinden gelen her türlü kötülüğü yapan bir kişi, bu sitenin ilk zamanlarında yazar olarak kadroya alınmıştı.
* Ne tesadüftür ki, psikolojik sorunları olduğunu bizlere bir şekilde yansıtan, hakkımda binlerce kez atıp tutan ve bir kez bile muhattap almadağım bir insan da, bu sitenin ''sözde yarış yazarı'' oldu.
Bu sitenin editörü, kurucusu ve aynı zamanda eski yarış spikeri olan şahıs; geçenlerde yarış yazarlarını siteye nasıl aldıklarıyla ilgili bir yazısı olmuştu, ''SAYENİZDE'' isimli bir makalesinde. Buradaki sözlerinden bir kesit şu şekildedir;
...Koşu yorumcularımızı seçerken itinalı davranmaya çalıştık. Her birinin bir atçılık geçmişi ve at yarışı yazarlığının nosyonlarına sahip olmasına dikkat ettik. Bizim yazarlarımız bir at kaybettiği zaman bunun at yarışında mümkün olduğunu, bir atın koşu içinde başına her türlü aksiliğin gelebileceğini biliyor. O yüzden önerdikleri bir at kaybettiğinde jokeyi, yarışın taktiğini ve bir başka unsuru suçlamıyorlar...
'' Koşu yorumcularımızı seçerken itinalı davranmaya çalıştık ''
'' Her birinin atçılık geçmişi ve at yarışı yazarlığının nosyonlarına sahip olmasına dikkat ettik ''
- Bu sözlerin üzerine, bu sitenin yazarlarından bir tanesi hakkında gerçekleri söylemek farz oldu.
Ne yazık ki bizim sitemize üye olup, dikkat çekmek adına birçok defa uyarı yapmamıza rağmen tahminlerini bizim tahminlerimizin altına yazan ve her cümlesinde ustamsınız diye hürmet etmeye çalışan, halbuki amacı çok farklı olan bu insan; '' üye tahminleri '' kısmına yönlendirmemizi algılayamamıştı ve ardından bizlere küfür edip, hakaret ettiğinden dolayı siteden engellenmişti. Fakat onlarca kez farklı üyelik alıp; diğer üyelere ve bize küfür dolu mesajlar atmaya devam etti, biz engelledikçe; o yeni üyelik almaya devam etti. Yaptığı dengesizliklerden dolayı nerdeyse işi adli boyutlara taşıttaracaktı ki, sonunda kendisine blog açtı.
Hatta peşinden bizi sevmeyenleri de sürüklesin diye; avuç avuç para verse, yaptıramayacağı bir reklamı; biz kendisine yaparak, tanıtımını sağladık.
İlk başlarda teşekkür bile etti, sonra yine bizlere saldırma propogandasına devam etti, at yarışı bilgisine zaten hiç değinmiyorum.
Ayrıca internet medyası programında konuştuğu sözlerin özeti şuydu; '' sadece tahmin veren sitelerin uzun ömürlü olacaklarını zannetmiyorum, en kısa süre içerisinde kapanırlar ''
İşte bu kendisi hakkında yorum yapmakta bile zorlandığım kişi, nasıl olmuş da, atçılık geçmişi ve yarış yazarlığı bilgisine sahip olmuş, anlamadım doğrusu...
'' Bizim yazarlarımız, bir at kaybettiği zaman bunun at yarışında mümkün olduğunu, bir atın koşu içinde başına her türlü aksiliğin gelebileceğini biliyor ''
'' O yüzden önerdikleri bir at kaybettiğinde jokeyi, yarışın taktiğini ve bir başka unsuru suçlamıyorlar ''
- Birincisi; sizin yazarlarınız, bir atın yarış kaybetmesini; sadece koşu içerisinde başlarına gelebilecek aksilikler olarak düşündüklerine göre; bu genellemeye göre kaybeden tüm atları aksilikten dolayı kaybettiği ortaya çıkar!
Siz de haklısınız, gerçekten sizi bilmediklerinizden dolayı yadırgamıyorum. Bir atın neden kazanabileceğini açıklayamayandan, neden kaybettiğini açıklamasını beklemek olmaz...
Ama sakın ola ki, bir yarışsever, size '' hani bu at geçilmezdi '' dediğinde, '' aksilik oldu, bunun biz farkındayız '' demeyin.
Herkes benim gibi sizi anlayışla karşılamaz, gülerler...
* Bu yazısına gereken cevabı verdiğime göre, şu kuyruk acılarına kaldığımız yerden devam edelim...
Sitelerindeki bir diğer şahıs da, inanın şu yazdıklarıma değmiyor, bunun farkındayım ama istediğini vereyim de, rahatlasın diye yazıyorum.
Kendisi tahminci mi, yoksa köşe yazarı mı bilmiyorum ama durum o ki; bu adam görünen işinin dışındaki görevini hakkıyla yerine getiriyor.
Görevinin ne olduğunu herkes biliyordur; her hafta köşe yazısında bana saldırmak...
İnanın kendi adıma hiçbir rahatsızlık duymuyorum, sadece bir insanın bu kadar içleracısı duruma düşmesine şaşırıyorum.
Yani kedi uzanamadığı ciğere mundar dermiş de, bu kediyi de geçmiş.
Uğraşılacak o kadar çok şey varken; adam kafayı bana takmış, sanki benim yalan yanlış bir şekilde nasıl lanse edebileceğine dair tez hazırlıyor...
Bir gün bir tane doğru cümle yazdığını duysam, şu dişimi kıracam ama nerde...
* Kuyruk acısı bu kadar da değil.
Bu sitenin editörü ve kurucusu, aynı zamanda eski yarış spikeri olan kişi; www.ganyanmatik.com sitesinin kurucusu olan Kafkas'la yazışıp, öyle bir mat olmuştu ki, inanın o günden sonra bizim hakkımızda tek kelime bile edebileceğini zannetmiyordum.
Fakat geçen zaman içlerindeki ateşi küllendireceğine, adeta közlemiş...
* Tabi bir de şu var; bu bahsettiğim site kurulmadan önce editörü ve kurucusu, benimle irtibata geçip, görüşmek istemişti.
Bende ricasını kırmadım tabii ki ve görüştüm. Bizlerin; diğer tüm yorumculardan daha farklı olduğumuzu, farklı bakış açısıyla, farklı bir tarzla yorumlarımızı sunduğumuzu ve çok beğendiğini belirterek; birlikte çalışmamız için teklifini sunmuştu.
Kabul etmem mümkün değildi ve bende nazikçe teklifini reddetmiştim.
Ne bileyim bu kadar olumsuz etkilendiğini?
= İşte bunlar, bu sitenin neden bize saldırdığını kendimce açıklayabildiğim bazı nedenlerdi.
Sitenin editörü olan bu şahıs; son makalesinde, RadyoSpor'dan neden ayrıldığımla ilgili sözlerimi alıntı yapmış.
Ne söylediysem, sonuna kadar arkasındayım. Görünen köy de, kılavuz istemez...
RadyoSpor çatısı altında buluştuğumuzu belirtmiş. Ben RadyoSpor'a davet edilerek katıldım, eğer sizlerin katılacağını bilseydim; kesinlikle katılmazdım, tabi siz de mi davet aldınız, yoksa başka bir şekilde mi katılmaya çalıştınız; orasını da bilmiyorum yani...
= Asıl can alıcı durum, bu sitenin editörünün makalesindeki son cümleydi, yani şunu yazmış;
Ben de bu genç arkadaşın fikirlerine katılıyorum. Gerçekten internette at yarışı yayıncılığı yapanlar arasında ufak tefek numaralara başvuran; mesela, mükerrer üyeliklerle üye sayısını şişiren, koşu sonucuna göre yorumunu değiştiren bir internet sitesi var...
Baştan sona bizden bahsedip, en sonunda da; '' defalarca yapılmış üyeliklerle üye sayısını şişiren ve koşu sonucuna göre yorumunu değiştiren internet sitesi var ''
diyerek, hem kesin olarak bizi kastetmemiş, hem de aklı başında olan her insanın anlayacağı gibi bizi kastetmiş. Masumane bir şekilde iftira etmiş yani...
Bu söylediklerinde samimi olmadığını adım gibi biliyorum. Çünkü samimi olduğunu bilsem; ''adam'' yerine koyup da, bu kadar yazı yazmazdım.
Sonuçta kimin kaç tane üyelik aldığını bilemeyiz, ancak en çok üyeliğin kimin aldığını biliyorum; kendi sitesindeki sözde yarış yazarı.
Bizim tarafımızdan üyelik şişirilmişse; o zaman bunu ispat etmeye davet ediyorum, edemezse namerttir. İspat ederse de, her türlü tazminatı da öderim, at yarışı tahminciliğini de bırakırım. Bu söylediklerim, tahminlerin sonradan değiştirilmiş olmasına da dahildir...
Tabi ne bu sözün arkasında durabilir, ne de ispat edebilir, üçüncü bir seçeneği kullanır; yani sizi kastetmedim diyerek kıvırmayı...
Kişi başkasını kendisi gibi bilirmiş, demek ki ne tür hileler yapıyorlar ki; bu tür gaflete düşebiliyorlar.
Bu sözlerdeki asıl amacın ne olduğunu sanki ben bilmiyorum!
Sitesinde bir o sallıyor, bir bu sallıyor bize...
Tabi bizde lafa da, adama da baktıktan sonra cevap vermediğimiz için en son devreye patronları girmiş oldu...
O da işini sağlama almak adına düşünmüş, '' acaba ben buna ne derim de, mutlaka cevap yazmak zorunda kalır. eğer cevap yazmazsa; yandım ki ne yandım ''
İşte bu düşünceyle, bizleri zan altında bırakmaya çalışarak; cevap verdirtmeye zorlamıştır.
Başarılı da olduğu için tebrik ederim.
Ama bu çamur at izi kalsın gibi basit oyunlar bize sökmez...
Bu yazılıp çizilenlerin size belki reyting anlamında faydası olabilir ama benim açımdan hiçbir anlamı yok.
Çünkü bunların bizleri okuyan insanlara faydası yok...
Kime ne ben ne kadar kazanıyormuşum? İnsanlar kendi ceplerine bakar, herkes siz mi?
Atıp tutmayı çok seviyorsunuz.
Tv'de, '' ben şu kadar yıldır yarış spikerliği yaptım... da şöyle şöyle oldu ''
Yazışman da, '' ben daha tahminciliğimi göstermedim... istesem şöyle şöyle olur '' diyorsun da, buyur seni de er meydanında görelim...
SENİN İZLEYEREK ANLATTIĞIN YARIŞLARI, BEN KOŞMADAN ANLATABİLİYORKEN;
SEN İKİ CÜMLEYİ BİRARAYA GETİRİP DE, ALTILI GANYAN TAHMİNİ VEREBİLİYOR MUSUN?
- veremiyorsun!
- O zaman git Ali Kayakıt'a laf atmaya devam et, onu niye işe alıyorlar da; seni almıyorlar diye düşün.
Belki o zaman gerçeklerle yüzleşip; bizimle uğraşmaktan vazgeçersin, yoksa bu gençler sandığından daha çetinceviz çıkabilirler.
Bu makalemin yayınlanmasından birkaç saat sonra sitemize giriş yapılamamıştır.
Sitemize çok büyük bir saldırı yaparak, çökertmeye çalıştılar.
Sabahtan akşama kadar hem biz, hem de hosting firmamız; bu sorunu çözmek için uğraştık.
Henüz tam olarak çözebilmiş değiliz ama şimdilik siteye ulaşabilmeniz için aşağıdaki linki oluşturabildik. Şu an google'dan veya başka bir yerden sitemize ulaşmanız mümkün olmadığı için aşağıdaki linki bilgisayarınıza kopyalamanızı tavsiye ederiz.
http://www.ferhatpusa.com:81/viewpage.php?page_id=1
( Bir gün sonra saldırı kesildiğinden dolayı normal yayın akışına başlamış durumdayız )
Gerçekler karşısında çaresiz kalıp; bunu hazmedemeyen kişiler, suçluluk psikolojisinden dolayı saldırılarını daha da ileri boyuta getirerek, böylesine aşağılıkça bir hareket yapmışlardır.
Ne mal olduklarını bizler zaten çok iyi biliyorduk, şimdi herkes de bildiği için şu saatten sonra hangi yalanlara, hangi iftiralara, hangi dalaverelere başvurursalar başvursunlar; kesinlikle cevap vermeyi düşünmüyoruz.
tv'lere çıkıp çıkıp boş konuşmalar..artık yarışseverlerin birçoğu sitemiz sayesinde uyandı..insanları yanlış yönlendiren internet sitelerine prim vermemek adına bunlarla muhatap olmamak en iyisi..bizler site olarak bir bütün olarak kenetlenmeli ve kendi işimize bakmalıyız.teşk.