Ana Menü
Sitedeki Son 10 Üye
Yazılarımız
Anında Bahis
Üye Girişi
VIP Üyelik
Canlı Sonuçlar
Anket
Hava Durumu
| 3 Günlük Hava Tahmini |
| Şehir Seçiniz |


Site Durum Tablosu
| Son Üye: lazikoyum | Üye Sayısı: 13418 | Online Ziyaretçi: 30 |
AT YARIŞLARI KUMAR MIDIR ?

At Yarışının kumar olup olmadığı hakkında anketler düzenlesek, yıllarca sorup soruştursak; yine de kesin bir sonuca varamayız.
Çünkü "kumar" başlı başına bir bilinmezliktir...
Ayrıca at yarışlarıyla ilgilenen insanlar bu konuya pek değinemezler, çekinirler... Ben çekinmediğim için düşüncelerimi aktarıyorum. İnsan doğrularını andığı kadar; varsa yanlışı, onlarla da yüzleşmelidir!

Peki nedir "kumar" ?
- Asıl anlamı: "para karşılığı oynanan oyun"... Türk Dil Kurumu'na göre "para
karşılığı oynanan talih oyunu". Anlamını öznel olarak açmak gerekirse; ortaya
para veya eş değer mal koyarak, bunu katlama isteğidir.
Sonunda kazanmak da vardır, kaybetmek de... Paraya ihtiyacı olmayan insanlar bile oynar...
Ve oynanabilecek oyunların sınırları yoktur. Yolun kenarında oturup, geçen otomobillerin plaka numaraları üzerine bile bahis oynanabilir...
Kumarın zararları nelerdir ?
Kumar oynayan insan ruhen çöker. Toplum tarafından yadırganır. Hırs yapar, maddi
ve manevi kayıplar yaşar. Sonu hüsranlarla doludur.

Peki neden Kumardan bahsediyorum ?
- Çünkü yaram var. Yaramız var... Hangimiz toplumun içerisinde "Ben at yarışı
oynuyorum" diyebiliyor ?
Neden başımızı öne eğip, sessiz kalıyoruz ? Neden söyleyemiyoruz ? Çünkü içinde kumar oynama hissi olan, iradesine hakim olamayan duygusuz insanların at yarışları imajını zedelemiş olduğu için.

At yarışlarını kumar olarak gören bir insanla, at yarışlarına tutkusu olan bir insanı karşılaştırdığımız zaman şöyle farklar ortaya çıkıyor :
Kumarbaz : Oynadığı oyunun parasını çoluğunun çocuğunun rızkından keserek
getiren veya borç alarak oynayandır.
At yarışı tutkunu : Oynadığı oyunun parasını bütçesini sarsmayacak
şekilde ayırmış olan kimsedir.
Kumarbaz : Sadece neticeye önem verir. Sonucun nedenlerini irdelemez.
At yarışı tutkunu : Neticenin nedenlerini araştırır. Yeterli donanıma
sahip değilse bile bilmeyi arzu eder.
Kumarbaz : Yarış içerisinde bir talihsizlik olduğunda; Atın veya jokeyin
durumunu önemsemez. Varsa yoksa sonuçtur.
At yarışı tutkunu : Değil her hangi bir talihsizlik olduğunda üzülmek;
bir jokeyin ata çok sert ve gereksiz kırbaç vurmasında bile üzülür. Eğer bir
atın veya jokeyin sağlık durumuyla ilgili bir sorun olursa göz yaşlarını bile
tutamaz. ( Örnek : Ayabakan - Gürkan Oker )
Kumarbaz : İmkanı olmasına rağmen yarışları çok takip etmez. Sonuçları
öğrendiğinde, kendi şans verdiği at birinci olamamışsa, kaçıncı olduğunun da
önemi yoktur.
At yarışı tutkunu : Hiçbir oyunu olmasa bile, kolasını, cipsini alıp,
evinde yarışları izler. Zaman bulursa hipodroma gider ve yarışları zevkle
seyreder. Padokta atların görüntüsünü dalıp gider. Kendisine ait olmamasına iç
çeker.
Kumarbaz : Büyük bir ikramiye kazandığı zaman aynen geri vermeye başlar.
At yarışı tutkunu : Önce arkadaşlarına felekten bir gece çaldırır. Varsa
ufak tefek borçlarını öder. Hevesini almak için bir defalığına her zaman
oynadığı miktarın fazlasını yatırarak bahis oynar. Sonra eskisi gibi ayırdığı
bütçeye göre kupon yapmaya devam eder.
Kumarbaz : Aceleci davranır. Altılı ganyanın ilk ayağını tek atar,
tutmazsa beşli ganyanın ilk ayağını tek atar, o da tutmazsa dörtlü ganyanın ilk
ayağını tek atar ve böyle devam eder. Amacı sonlara da çok at beklemek ve riske
peşinen girmektir. Sonlara doğru koşulan koşularda tek atamaz.
At yarışı tutkunu : Teklerin, bankoların hangi ayakta olduğunun bir önemi
yoktur. Ancak kimi tutkunlar son ayaklara doğru daha fazla tek atabilir,
adrenalini her geçen dakika arttırmayı sever.

Sonuç olarak "At yarışları kumardır" demek doğru değildir!
Eğer öyle dersek, kıyasladığımız bu iki insan modelini aynı kefeye koymuş
oluruz.
Nasıl ki yılbaşı geldiğinde tüm Türkiye Milli Piyango bileti alıyorsa veya
Sayısal Loto oynuyorsa ve dahi bunları oynayanlar "kumarbaz" olmuyorsa, biz at
yarışlarına tutkuyla bağlı insanlar da kumarbaz değiliz.
At yarışlarının diğerlerinden farklı olarak tamamen şans oyunu olmadığı bilinen
bir gerçek.
Unutmayalım ki at yarışları şimdiki gibi olmasa bile, yüz yıllar öncesinde bile
vardı.
Şu an Müslüman Arap ülkelerinde atçılık çok ileri seviyede.
Ayrıca rivayet odur ki, Peygamber Efendimiz H.z. Muhammed (SAV)'in teşvik
ettiği 4 tane spor dalı varmış :
- Yüzme
- Koşmak
- Ok Atmak
- Binicilik
Bunlar da başarılı olanlara ödüller verirmiş.

At Yarışlarının kumar olduğunu iddia eden arkadaşlar kusura bakmayın ama en
başta söylemeyi unutmuşum:
"Dünyanın en asil, en dost canlısı, en çok huzur veren, en çok güven veren ve
kendisine en çok saygı uyandıran hayvanı olan atları sevmeden ne demek
istediğimi anlayamazsınız..."
FERHAT PUSA
Fotoğraflar : Nil Yeşiltepe, Sadık Kököz, WowTurkey





YA BIRAKIN BU YOK KUMAR DEĞİL FİLAN LAFLARINI..