Yükleniyor

CEHALETLE NASIL MÜCADELE EDEBİLİRİZ?

Düşüncelerinin kesinkes doğru olduğuna inanan bir insan sual sorduğunda aslında sizin fikrinizi merak etmiyordur.

CEHALETLE NASIL MÜCADELE EDEBİLİRİZ?

Düşüncelerinin kesinkes doğru olduğuna inanan bir insan sual sorduğunda aslında sizin fikrinizi merak etmiyordur.

Vereceğiniz hiçbir mantıklı cevap da onu tatmin etmeyecektir, zaten vereceğiniz cevabı da anlamak istemeyecektir.

Amacı sizi bir kavga alanına çekip alt etmektir.

Böylelikle dogmatik düşüncelerinde ne kadar haklı olduğunu perçinleyerek kendisini rahatlatacaktır.

Aklının sınırının ulaştığı nokta da tahammülsüzlüğün zirvesi olduğu için küfre ve hakarete yönelecektir.

 

İnsan önce cahilliğinin farkına varmalıdır.

Hiçbir şey bilmediğini anlamalıdır.

Karnımız nasıl acıkıyor, yediklerimizi nasıl sindiriyoruz, düşüncelerimiz nasıl oluşuyor, neden uykumuz geliyor, neden uyanıyoruz, sokaktaki kaç kişide bunların cevabı var?

Daha bugün Türkiye’de ve dünyada tam olarak neler olup bittiğini bilmiyorken nasıl yüz yıl önceki olaylardan emin olabiliyoruz?

Üstelik hiçbir kitap bile okumamışken yalnızca belagatle konuşan birinin sözlerinden yola çıkmışken!

Kaldı ki hiçbir kitapta yazılanın bile tam olarak doğru olduğu iddia edilemezken.

Çünkü doğru nedir, gerçek nedir, bunlar bile tartışmaya açıktır, bunlar bile görecelidir.

İnsan olmak; yemek, içmek, belli bir yaşa gelip ölüp gitmek mi?

Yoksa insan olmak, diğer canlılardan farklı bir şekilde düşünsel olarak kendini geliştirmek mi?

Bence ikinci seçenek daha mantıklı geliyor, zira ilk seçenek diğer canlılarda da mevcut.

 

Unutulmamalıdır ki bizler acziyet içerisindeyiz.

Hayata karşı hiçbir kudretimiz yok.

Bu dünyaya kendi isteğimizle gelmedik, gelmeden önce ne olduğumuz veya ne olmadığımız da meçhul.

Çıplak gözle göremediğimiz bir virüse karşı yenik düşüp göç edebiliriz bu dünyadan, nereye göç edeceğimiz veya nereye göç etmeyeceğimiz de meçhul.

Bu kibir neden?

 

En büyük bilgelik, cehaletinin farkında olmaktır.

Farkında olmamak ise bizi fakir düşürendir, hiç yoktan ölmemize neden olandır.

Dolayısıyla cehaletinin farkında olanlar, farkında olmayanlara yardımcı olmaya çalışırlar.

Bu yardım elinin hasmane görüldüğü aşikardır.

Öyle bir taktik geliştirmeliyiz ki insanlık adına karşımızdaki o dikenli eli tutabilmeli ve de karanlıktan aydınlığa çıkarabilmeliyiz.

Yoksa onlar karanlıkta, biz de alacakaranlıkta kalır, aydınlığa hasret gideriz.